Yüzyıllar öncesi bir ağaç denizi görünümünde olan Sakarya bölgesi Karasu, Kocaali ve Kaynarca bölgesi dışında birinci derece deprem kuşağı üzerinde bulunmaktadır. Birinci derece deprem kuşağında olan ve geçmişte Sakarya ile Mudurnu ırmağının sık sık taşkınlarına maruz kalan il topraklarında, bu afetlerin zararlarını mümkün olduğu kadar azaltacak bir mimari tür olan Kuzey Anadolu’nun ahşap-karkas yapı tekniği yaygın olarak kullanılmıştır. Yapılarda, su basman düzeyine kadar moloz ve düzgün taş, üst duvarlarda tuğla ve kerpiç dolgulu yatay ve çapraz taşıyıcılar kullanılmıştır. Duvarlar bazı yörelerde çamur ya da bağdadi teknikle sıvanmakta, bazı yörelerde ise öylece bırakılmaktadır. Çatılar, beşik ya da kırma çatı şeklinde eğimli yapılarak kiremit kaplanmaktadır.
Bu katta diğer katların planlarından ayrı olarak sofa evin ön yüzüne alınmıştır. Bölgede, Kuzey Anadolu’da görülen ahşap-karkas tekniği yaygın hale gelmiştir. Yapılar basit bir temel üzerine dikey ve yatay direkler şeklinde birbirine tutturulmuş, dikey direkler arası; tuğla, kerpiç, ya da çit şeklinde doldurulmuştur. Bahçeler içinde bir ya da iki katlı yapılmış ahşap- karkas evler, bölgenin doğa ile bütünleşmiş yerleşim manzarasını yansıtırken iç ve dış göçlerle yoğunlaşan nüfus ve ormanlık alanların büyük tahribata uğraması yöre insanını betonarme yapıya yöneltmiştir.
|