Alternate Text
Ana Sayfa | Site Ağacı | Arama
  Uyuşturucu.jpg
 
 
 
sakaryavaliligilogo.png 

  Sakaryabuyuksehirbelediyesilogo.png
 
  

 

   



Maden Deresi 20 Şubat 2016 Bisiklet Turu

Müdürlüğümüz ve Sakarya Bisiklet ve Doğa Sporları Derneği lie ortaklaşa düzenlediğimiz 20 Şubat 2016 Cumartesi günü buluşma noktamız olan Kentpark'tan
Karasu İlçesinde bulunan Antik Maden Deresi ve Şelalesine doğru saat 9.10 geçe 7 gönüllü olarak koyulduk yollara, gideceğimiz mesafe gidiş-dönüş 150 km.
evden gelenler hariç, sabah saatleri yollar biraz ıslak yer yer kuru, havada güneş açacakmış gibi en ufak bir umut dahi yok ama yılmakta yok,
 meteoroloji Karasu için yağışlı gösteriyordu ama yolda ilerledikçe o beklenen yağışta olmadı tersine hava git gide daha iyi oldu,
rüzgarda 5 km. hızla esiyormuş gibi yapınca doğal olarak gidiş hızlarımızda da 30-35 km. hızlarla bir hızlanma oldu,
Deniz abiyi yolda adeta haşat ettik ama gerçekten helal olsun toplamda 160 km. yaparak kendi rekorunu elage ederek rekor kırdı, başarılarının devamını diliyoruz.

Ferizli İlçesine doğru yaklaşırken bir çiseleme geliyor gibi oldu, acaba yağacak mı diye endişelendik ama çok şükür öyle bir şey gerçekleşmedi.
Tam beklediğimiz gibi tam 2 saatte Karasu İlçesine varıyoruz. Mola yok 20 km. daha yolumuz var.
Karasu'ya kadar tempolu gidince geriye kalan mesafede tempoyu düşürdük ve sağ sağlim Antik Maden Deresine vardık. Karnımız acıktı kahvaltıda yediklerimiz eridi bitti,
 her zamanki yerimize gittik birde ne görelim tadilat var kapalı, panik yok ileride bir tane daha tesis var ve oraya gidiyoruz,
açık ve faaliyette hemen siparişleri veriyoruz 30 dakika bekliyoruz, açlıktan beklentiler çok yüksek, balıklar gelene kadar bekliyoruz,
içeride bir de soba sıcacık yanıyor içimizi ısıtıyor, nihayetinde balıklar geldi ama yüzlerdeki ifade ofsayt )))
açlık o kadar hat safhaya gelmiş ki o balıkların yenmesi 1 dakika sürüyor, masada 2 tabak salata var
bizim taraf 2 dakikada temizliyoruz ve diğer masadaki salataya da hücum ediyoruz)) neyse az çok derken yemeğimizi yedik,
sıra işin heyecanlı kısmında şelaleye gideceğiz gönüllüler lazım. İlk etapta 7 kişiden erdem ben gelmeyeceğim dedi,
 6 kişi olarak devam ettik ve doğal olarak yok kapalı karşıya sudan geçmemiz gerekiyor, ilk olarak ben geçiyorum.

Daha sonra Samet ve Emre geçiyor, diğer 3 kişi bizi izlemekle yetiniyor. Gelin diyoruz gelmiyorlar bizde yapacak bir şey yok biz gidelim diyoruz.
koyulduk yoka biz giderken halktan geri dönenler var, yüz ifadelerinden çok net anlaşılıyor isyan etmişler ve 50 mt. gitmeden dönmüşler,
bizim ise 1 km. yolumuz var ve ben bunu söylemiyorum Samet'e ve Emreye))) Yol boyunca patikalardan, tünellerden, mağaralardan, sulardan,
kayalıklardan geçiyoruz. Yaşadığımız heyecan ve adrenalin hat safhada, Emre'nin ayakkabıları yol ayakkabısı olduğundan
yürümekte zorluk çekti ama o parkuru gidişte ve dönüşte o ayakkabılarla tamamladı vallaha helal olsun,
 yolun orta kısmında tehlikeli bir alan var ve düşme riski olan bir yer var, buradan mini de şelale akıyor,
birde karşıya geçmek için solda kayanın altında bir oyuk var, biz doğru olanı yapıyoruz ve o oyuktan geçiyoruz,
 o oyuk dar olmasına rağmen Emre bir komando gibi yürüyerek oradan geçiyor, tek kelimeyle helal olsun.
Yukarıdan manzaralar harika görünüyor, birde ne görelim yavuz abiler aşağıdan dereye taş atarak yol yapmaya çalışıyorlar,
bizde bir gülme krizi başlıyor)) diyoruz sabaha kadar siz taş atın biz gidiyoruz))) Nihayetinde şelaleye varıyoruz.

Normalde buraya gelenler ilk şelaleyi görür ama asıl olan ve en güzeli olan şelale aşağıdadır ve yukarıdan görünmez,
görmek için dereden karşıya geçmek setin üstüne çıkmak gerekiyor, bizde öyle yapıyoruz, yapıyoruz ama dereden karşıya geçmek ne mümkün,
öyle şiddetli akıyor ki sıh yer bulup geçmeye çalışıyoruz, ilk ben geçiyorum ve gerçekten çok zorlanıyorum. Resmen altan beni sürüklüyordu,
 ayaklarımı yarı çapraz yaparak sürüklemesini engelleyerek karşıya geçiyorum. Sıra Emre'de Emre biraz giriyor ama su o kadar hırçın ki Emre buradan geçilmez diyor,
 bende de diyorum sana yardım edeyim o zaman suya giriyorum ve emreyi çekiyorum, bu sırada Samet'te Emre'ye tutunuyor, ben Emre'yi çekiyorum, ne oluyorsa burada oluyor.
Samet'in ayakları suyun şiddetinden yerden kesiliyor ve akıntıya tam kapılacakken Emre'nin kolundan tutuyor,
tutmasa istikamet şelaleden aşağıya, Samet'e diyorum yere bas, o da diyor abi basamıyorum,
bir yandan Emre'yi çekiyorum bir yandan da Samet'in kolundan tutuyorum ve karşıya zorda olsa geçiyoruz.
Böyle durumlarda sakin olmanızı ve suyun en sığ yerlerini bulmanız gerekiyor. Karşıya geçince bizi bir gülme krizi alıyor 5 dakika gülüyoruz.
Uçtu uçtu Samet uçtu, nereye uştu şelaleden aşağıya uçtu))) Şaka bir yana açayip bir heyecan oldu.
Karşıya geçtik ve bizi öyle bir muhteşem manzara karşılıyor ki, büyülenmemek elde değil, ayrılmak istemiyoruz.
Fotoğraflar çekliyoruz. Çok oyalandık ve dönüş zamanı, ilk hatayı bu sefer yapmıyoruz ve daha yukardan rahat bir şekilde geçiyoruz.
Burada telefonlar çekmiyor, ilerledikçe şebeke açılıyor ve telefon zır zır çalıyor nerde kaldınız diye, nihayetinde kazasız belasız yemek yerine varıyoruz.

Artık yola koyulma vakti, yaklaşık 40 dakika da 20 km. yolu alarak Karasu 4 yola varıyoruz, burada bizi Karasu'nun bayan gönüllü öğretmen bisikletçileri karşılıyor,
ayak üstü tanışma faslından sonra sahile çay içmeye gidiyoruz, tam sahile vardık, birden küt diye bir ses,
maddi hasarlı trafik kazası, bay bayan birbirlerine söyleniyorlar, biz hiç bulaşmadan çay içeceğimiz mekana geliyoruz oturuyoruz.
Geliyoruz ama mekan sahibi geçici olarak hizmet dışı, baktık gelmiyor kalktık karşısında bulunan başka bir mekana gidiyoruz,
 burada sıcak içecekleri misafir perverlik göstererek bize ısmarlayan öğretmen gönül dostlarımıza tşk ediyoruz. Bunu saymıyoruz ama…
telafisi mutlaka olacaktır. Biraz sohbetten sonra tadına doyum olmasa da ayrılmak zorundayız havanın kararmasına
1 saat var ve diyoruz en azından Ferizli'ye kadar gidelim. Hemen koyuluyoruz yola, öyle bir gidişimiz var ki Peter Sagan bile bize yetişemezdi,
2 Emre, birde Erdem ne içtiler ne yediler bilmiyorum, fabrika ayarları bozuldu sanırım göstergeler sabit 35-40, dedim bunlar 5 km gider şarz biter,

Resmen bizim şarjımız bitti))) Adamlar uçtu gitti, bizde 4 kişi olarak az bir farkla Adapazarı'na varıyoruz. Km.ler 150'yi gösteriyor.
 Artık eve dönüş vakti, tek isteğimiz sıcak bir duş. Bir dahaki turlarda görüşmek dileğiyle…
 
 


Bu site Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanmıştır.
Bu sayfa 578 kez gösterilmiştir.